Avrupa 2012 Kupasının başlangıcına
  •  

Hiddink: “Beraberlikten memnunum”

admin 15 - 09 - 2011 Kommentare deaktiviert

A Milli Takımı Teknik Direktörü Guus Hiddink, Avusturya maçında alınan beraberliğin kendisini memnun eden bir sonuç olduğunu söyledi.

Hiddink, maçtan sonra düzenlediği basın toplantısında, Avusturya’ya gelmeden yapmak istedikleri ilk şeyin galip gelmek olduğunu belirterek, ”Kazanamıyorsanız beraberliği garantilemeniz gerekiyor. Berabere kalarak buraya gelirken istediğimiz iki şeyden birini yaptık” dedi.

”Belli bir amacı yakaladığınız zaman arkasının geleceğini de hissediyorsunuz” diyen Hiddink, ”Son dakika penaltısı daha büyük bir hayali yarıda bıraktı. Avrupa’da bir deyim vardır. ‘Zoru varken neden kolayı yapayım’ diye. Bu Türklerin mantığında yaşıyor” diye konuştu.

Hiddink, bir gazetecinin, Burak’ın sağ kanatta oynatılmasıyla ilgili sorusuna ise ”İleri uçta oynayan Umut, Arda ve Burak gibi oyuncularınız varsa, sürekli pozisyon değiştirebilirsiniz. Sahamızda oynadığımız son maçta da, bu maçta da Burak’ın harcadığı efor ve ortaya koyduğu savaş çok özeldi” yanıtını verdi.

”BAZEN KAZANMAK MÜMKÜN OLMUYOR”

Almanya yenilgisi sonrasında daha fazla motive olan bir takıma karşı oynadıklarını vurgulayan Hiddink, şöyle devam etti:

”Fiziksel açıdan bakarsanız Avusturya bize karşı daha iyi durumdaydı. İkinci yarıda oyuncularımın sergiledikleri taktiksel anlayıştan memnunum. 0-0′lık sonuca rağmen iyi bir maç olduğunu düşünüyorum. Ben ve takımım normal olarak kazanmak isteriz ama bazen kazanmak mümkün olmuyor. Bu durumda da beraberliği elinizde tutmanız gerekir. Bizim ilk düşüncemiz elemeleri geçmek. Kasım ayında iki maç kazanarak Ukrayna ve Polonya’nın ev sahipliğini yapacağı şampiyonaya katılmak istiyoruz.”

Hiddink, kaçırılan penaltı atışıyla ilgili bir soruyu da, ”İki maçtır penaltı kaçıyor. Antrenmanlarda da penaltı çalıştık. Teknik ekip olarak penaltı atanları belirliyoruz. Listemizin başındaki ilk isim Burak, ikincisi ise Arda. 4 gün içinde 2 penaltı kaçması zarar ama penaltıyı sonradan konuşması kolaydır” diye yanıtladı.

AVUSTURYA CEPHESİ

Avusturya Milli Takımı Teknik Direktörü Dietmar Constantini ise maçın başından sonuna kadar her iki takımın da denk bir mücadele ortaya koyduğunu söyledi.

Maçın son 15 dakikasında Türkiye’nin daha etkili oyduğunu vurgulayan Constantini, ”Biz de savunmada sağlam durup beraberliği elde ettik. Son dakikalarda rakibimiz bizden iyiydi. Ama biz de birkaç kez rakip kaleyi zorladık. Ben fazla risk almayan bir teknik direktörüm. Risk alsaydım bugün de kaybedebilirdik. Doğruyu yaptığıma inanıyorum” diye konuştu.

KAYNAK: ttf.org

 

“Türk futbolu giderek büyüyor”

admin 15 - 09 - 2011 Kommentare deaktiviert

Futbol Federasyonu Futbol Genel Direktörü Ersun Yanal, giderek büyüyen bir Türk futbolu olduğunu söyledi

Ersun Yanal yaptığı açıklamada, Türk futbolunda geriye doğru 10′ar yıllık dönemlere bakıldığı zaman, gidişatın hayli umut verdiğini belirterek, ”60′lar, 70′ler, 80′ler, 90′lar ve 2000 sonrası olarak 10′ar yıllık dönemlere baktığımızda, gerek sahadaki oyun kalitesi ve uluslararası rekabet, gerekse gelişen maddi-manevi değerler açısından elbette giderek büyüyen bir Türk futbolu var. Büyük organizasyonlarda istikrarlı bir şekilde yer alamasak da 90′lı yılların sonu ve 2000 yılından itibaren kulüpler ve milli takım bazında elde ettiğimiz önemli başarılar bizleri geleceğe dair hayli umutlandırıyor” dedi.

Türk futbolcularının giderek artan sayıda yurt dışında forma giymeye başladığına dikkat çeken Yanal, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Ama maalesef ki; yükselişin hız kazandığı bu son dönemde kulüp gelirlerindeki devasa artışlar bilançolara da kar ya da dengeli bütçeler olarak değil, hızla artan borçlar olarak yansıdı. Kulüplerimiz kazandıkları parayı üretime, yani altyapı organizasyonuna ve kurumsallaşmaya harcamak yerine astronomik bedeller ödeyerek gerçekleştirdikleri transferlere harcadı. Çağın ihtiyacına yönelik yönetsel geçişler yapılamadı. Diğer ülkelerden gelen pek çoğu kıymetli isimlerden oluşan bu uzun futbolcu ve teknik adam listesine harcanan paranın ne kadarı ölçülebilir ya da sosyal değere dönüştürülebildi, çok iyi sorgulamalıyız.”

SPORUN KAZANMAK OLGUSU
Yanal, Türkiye’de spor felsefesinin kazanmak üzerine kurulduğunu, bunun da yanlış bir uygulama olduğuna dikkat çekerek, ”14,5 milyon çocuk nüfusuna sahip olan ülkemizde, kulüp bütçelerimizin çok büyük bölümünü kapsayan transfer harcamalarının sebebiyse, elbette ki; ‘ne olursa olsun kazanmak’ olgusu. Yani, spor felsefesine hayli ters olan, Makyavelizm… Bu olumlu sonuçlar doğurmayan, kazanmanın her şey olduğu kötü iklimden sıyrılabilmemiz için, medyasından, yöneticisine, profesyonelinden, amatörüne tüm spor ailesine önemli görevler düşüyor. İçinde bulunduğumuz günler hayli sıkıntılı ve çalkantılı olsa da, ben yapı olarak ‘her kriz, aynı zamanda bir fırsattır’ diye düşünenlerdenim” diye konuştu.

FUTBOLCU KAZANDIRMA STRATEJİSİ
Ersun Yanal, bir teknik direktör için, yöneticisinden, malzemecisine oluşturulan hedef birliğiyle, kazanan, daha da önemlisi keyif veren bir takım organizasyonunu yönetmenin en büyük mutluluk olduğunu dile getirerek, ”Özellikle yarışmacı platformda bunun en keyifli yanlarından biri de oyuncular kazanmak. Atletico Madrid gibi önemli bir kulübe Arda Turan kalitesinde bir oyuncumuzun gitmesi ne kadar hoş bir gelişme olsa da, bir kişinin tek başına üstleneceği bir başarı olarak görülmemeli. Bir futbolcunun gelişimi için pek çok farklı unsur biraraya gelmek durumunda. Ben gerek takım koordinasyonu, gerekse oyuncu gelişimine dair prensiplerin, ülkemize kazandırılması ve önemsetilmesi aşamasındaki katkılarımı daha fazla kayda değer buluyorum” şeklinde konuştu.

Yanal, bir futbolcunun yetişmesi için iyi bir ekip çalışmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, şöyle dedi:

”Örneğin, analiz ekipleri, performans planlaması, bireysel, takımsal testler, üniversite ve diğer kurum ve kuruluşlar ile işbirliği (sosyal bilimler ve pozitif bilimler), teknoloji ve bilgisayar destekli modern antrenman uygulamaları vb. Aynı şekilde şu anda en üst yarışmacı ligdeki bazı antrenör arkadaşlarımızın kariyerine benim ekiplerimde başlaması da çok gurur veriyor. Şu anda milli takım ve güzide kulüplerde oynayan futbolcu kardeşlerim için ise başarıyı içlerindeki potansiyeli açığa çıkartmalarına yardımcı olmamızla yakaladık. Yani bizler sadece aracı olduk. Bir oyuncuyu keşfetmek, kazanmak, bir duruş ve strateji gerektiriyor. Alışkanlıkları ve ezberleri bozarken antipatik olarak algılanmayı eskiden çok umursuyordum. Şimdiyse, yol alıp ve iş yaparken düştüğüm bu tatsız durumu göğüslemeyi eskisine oranla daha çok beceriyorum sanırım.”

FUTBOLUN KURGULANMASI
Bilimsel ve kültürel gelişmelerin aynı vizyonla, eş güdümlü olarak ilerlemesi gerektiğini bildiren Yanal, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Yani hem yarışacağız hem gelişeceğiz hem de geleceği kurgulayacağız. Böylesine büyük ve önemli amaçları hedefleyip yol alabilmek için, çok ciddi bir kültürel altyapı ve birbirlerinden bağımsız hareket eden kurum ve kişilerin koordinasyonu gerekiyor. Aile fertlerinden birisinin bile hedefteki çekingen ya da isteksiz tavrı büyük bir engelleme kadar umut kırıcı olabiliyor. Milli Takımın yuhalanması, kulüplerdeki teknik direktör kıyımları, şuursuzca yapılan transferler, hakemlerin her daim ağır şekilde eleştirilmesi neredeyse herkesin kanıksadığı alışkanlıklar haline dönüşmüştü. Yaşadığımız bu kritik süreçte, aynı gemide yol alan tüm aktörlerin geleceğe umutla bakabileceği ortak akıl, ortak vicdan gibi gerekliliklerde hemfikir olması zorunluluğu var. Futbol dünyanın en sevilen oyunu, bu sayede de bir endüstri. Sahnede yıldızların, tribün ve ekran başında izleyenlerin paylaştığı ve eğlendiği bu özel oyun, sahne arkası da dahil özenli bir mühendislikle kurgulanmalı.”

MİLLİ TAKIM ALTYAPISI
Ersun Yanal, milli takımın altyapısı denilen kavramın aslında kulüp altyapılarının vitrini olduğunu belirterek, ”Altyapı organizasyonu eksik olan ya da hiç olmayan o kadar çok kulübümüz var ki. Bu konuya kulüpler nezdinde dikkat çekmek için her yolu deniyoruz. 128 profesyonel kulübümüz var. Öncelikle bu çok yüksek bir rakam. Bu takımların bir bölümünün Gençlik Geliştirme Liglerinde takımı, alt yapıya yatırımı bulunmuyor. Bu bile profesyonel kulüp sayımızın mevcuttan daha az olması gerektiğinin işareti. Almanya’daki kısıtlı sayıda spor yapan Türk çocuğundan, Mesut, Hamit, Nuri çıkıyor, ama biz 14,5 milyon çocuk nüfusuna sahip bir ülke olarak potansiyelimiz verimli bir şekilde değerlendiremiyoruz. Üstüne üstlük, o çocukların neden burada yetişemediğinden ziyade, hangi milli takımı hangi gerekçeyle seçtiği tartışılıyor ve bunun hesabı soruluyor” dedi.

MİLLİ TAKIMDA ALTYAPI SORUNU
Geçen sezon belirli bir bölümü kıstas olarak alındığında Spor Toto Süper Lig’de forma giyen oyuncuların yüzde 51′inin yurt dışındaki altyapı organizasyonlarından geldiğini ifade eden Yanal, şunları söyledi:

”Kulüplerimizin kendi altyapısından yetiştirdiği oyuncuyu oynatma oranı yüzde 8,5, Avrupa ortalaması yüzde 28 civarında. Geçen yılın Şampiyonlar Ligi finalistlerinden Barcelona yüzde 47, Manchester United ise yüzde 43′lük kendi altyapısından yetişmiş oyuncu oranlarıyla göz kamaştırıyor. Bizde ise bu konudaki en iyi kulüp yüzde 15 ile Bursaspor oldu. Alt yapısından yetiştirdiği oyuncularını da elden çıkardılar şu anda bu oranda oldukça geriledi. Ben ve ekibim görev yaptığımız 1,5 yıllık süre içerisinde, milli takım antrenörleri, Eğitim Dairemiz ve Gençlik Geliştirme Liglerimiz arasındaki dil ve hedef birliği sağlandı. Müfredat vb oluşturulan teorik altyapının yanı sıra, pratikte somut geri dönüşler yakaladık. Tüm bu gelişmelere paralel olarak 250 bin kişilik oyuncu havuzumuzu ülkemizin ve potansiyelinin hak ettiği noktaya getirmek adına, başta Milli Eğitim Bakanlığı ile Spor Genel Müdürlüğü olmak üzere, kurumlarla girilen işbirlikleriyle çok önemli adımlar atıldı.”

Ersun Yanal, milli takımda yaptıkları çalışmaların meyvelerini toplamaya başladıklarını dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti:

”Ülkenin dört bir yanında büyük bir hareketlenmenin umut verici ikliminde hızla yol alıyoruz. Futbolumuzun değerler üreten bir ekol olması yolunda alt yapımızı geliştirmek adına kulüplere yaptırıma varan kriterler gelmeli. Çimler sararınca, onları yeşile boyamak çözüm değil, sararması ve seyrekleşmesine neden olan hastalık köklerinde, hele hele tohumlarımız ve toprağımız bu denli kaliteli ve bereketliyken, hastalığın teşhisini doğru yerde, tedavisini de doğru yere gerektiği gibi yapmalıyız.”

Yanal, futbolda geliştirdikleri projelerle Türk futbolunu ayağa kaldırmak istedikleri söyleyerek, sözlerini şöyle tamamladı:

”Eğitim felsefesi ve müfredatında getirdiğimiz yeniliklerle yetişecek ve gelişecek antrenör, eğitici antrenör ve kulüp profesyonelleri, Oyuncu havuzumuz gelişirken bu yeni jenerasyon futbol adamaları geleceğimizi aydınlatacak.

Ben kulüpler ve milli takım düzeyinde de gelişen iyi bir kariyerin yarışmacılık kısmını bu sebeplerle bir süreliğine bırakıp, bir fedakarlık yaptım. Futbolumuzu ayağa kaldırmak ve gerçek anlamda bir futbol ülkesi olmak adına tespitlerimiz ve bu tespitlerin ışığında projelerimiz var. Evrensel değerlerle oluşturulan ve ülke gerçekleriyle şekillenen bu projelerin sürekliliği futbolumuz için hayati önem taşıyor.”

Ne yaptın Arda!

admin 15 - 09 - 2011 Kommentare deaktiviert

Topun başına geçen yıldız oyuncu, Grünwald’ı aşamadı Hemen ardından da direğe takıldı ve büyük fırsat kaçtı

KAZAKİSTAN’ı uzatma dakikalarında Arda’nın golüyle 2-1 mağlup eden Türkiye, Avusturya karşısında ise Arda ile yıkıldı. İki takımın da kontrollü futbolu tercih etmesiyle ortaya sıkıcı bir karşılaşma çıkarken, son dakikalarda heyecan katsayısı yükseldi. 84. dakikada Martin Harnik’in ağlara gönderdiği gol geçersiz sayılırken, 88. dakikada Avusturya penaltı bekledi ancak orta hakem Mallenco bir kez daha ‘devam’ dedi. Bu pozisyonun ardından ibre adeta Türk Milli Takımı’na döndü.

SEVİNÇ, HÜZNE DÖNDÜ
DAKIKALAR 90′ı gösterirken, savunmanın arkasına sarkan Burak, ceza sahası içinde Grünwald’ın müdahalesiyle yerde kaldı ve hakem tereddütsüz penaltı noktasını gösterdi. Ancak Kazakistan maçında attığı golle tüm Türkiye’yi sevince boğan Arda Turan, penaltıyı kalecinin üzerine nişanladı ve ayağımıza kadar gelen fırsatı kaçırmamıza yol açtı. Yıldız futbolcu, 92. dakikada da kornerden gelen topu da direğe nişanladı.

HİDDİNK +4
TÜRK Milli Takımı, Hiddink ile dün akşam 8. karşılaşmasına çıkarken puan kayıplarına devam etti. Hollandalı teknik adam ile 4 galibiyet, 2 mağlubiyet, 2 beraberlik alan ay-yıldızlıların, Avusturya maçıyla birlikte kaybettiği puan sayısı 10′a çıktı. Oyuncu seçimleri ve sistemi eleştirilen Hiddink’in böylece milli takıma yaptığı katkı 14 puanda kaldı.

BUZ KESTİK!
KAZAKİSTAN maçını son dakikalarda kazanan A Milli Takım, Avusturya karşısında son dakikalarda 1 puandan da olacaktı. Soldan defansın arkasına sarkan Martin Harnik, 84. dakikada topu ağlara göndererek yürekleri ağza getirdi. Ancak hakem tartışmalı bir ofsayt kararıyla golü geçersiz saydı. Mallenco, 90. dakikada ise Türkiye lehine bir penaltı verdi.

fotomac.com.tr

TFF’den Gökhan Gönül açıklaması

admin 15 - 09 - 2011 Kommentare deaktiviert

Türkiye Futbol Federasyonu, Fenerbahçeli Gökhan Gönül’ün sakatlığıyla ilgili çıkan haberlere açıklık getirdi…

İşte TFF’nin resmi internet sitesinde yayınlanan açıklama:

Iste TFF’nin resmi internet sitesinde yayinlanan açiklama:

Son günlerde olusan bilgi kirliligi nedeniyle, A Milli Futbol Takimioyuncusu Gökhan Gönül’ün Kazakistan ve Avusturya maçlari adaykadrosundan çikarilmasina neden olan spor yaralanmasi ile ilgilidetayli açiklama yapilmasi geregi dogmustur.

Fenerbahçe Futbol Takiminin Werder Bremen ile oynadigi hazirlik maçinda,Gökhan Gönül’ün gövdesinin sag tarafinda darbeye bagli yumusak dokuezilmesi olusmustur. Oyuncunun bu problemi Fenerbahçe Kulübü tarafindanA Milli Takim saglik heyetine bildirilmis ve sporcu bu bilgi isigindakampa dahil edilmistir.

Kampin ilk iki günü gerekli tedavisine devam edilen Gökhan Gönül’ündurumu takip edilmis ve sikayetlerinin gerilemesi üzerine oyuncuantrenmanlara katilmaya baslamistir. Milli futbolcu, 31 Agustos’tayapilan antrenmanda ayni bölgeye yeni bir darbe alip çalismayi yaridabirakmistir.

Bu gelisme üzerine Gökhan Gönül’ün sorun yasadigi bölgeye yönelikröntgen, bilgisayarli tomografi (BT) ve Manyetik Rezonans (MRI)tetkikleri saglik heyetimizce yapilmistir. Bu tetkiklerden, Röntgenve BT’de kemik dokuda herhangi bir kirik tespit edilmemesine ragmen,yapilan MRI sonucunda radyolojik olarak 10′uncu kaburga çevresindeyumusak dokuda ödem ve ezilme bununla birlikte “Kemik içinde darbeyebagli ödem (bone bruise, fissür ve çatlak)” tanisi konulmustur.

Sonuç olarak, MRI radyoloji raporunda kemik içi ödem “non-deplasefraktür (birbirinden ayrismamis kemik içi çatlagi)” olarakdegerlendirilmistir. A Milli Takim saglik heyeti, bu tür biryaralanmanin salt yumusak doku zedelenmesine ek olarak kemik içindekiödemin tibbi olarak non deplase (ayrismamis) kemik kirigi kabuledilebilecegi gerçegi ile yaklasik 3-4 haftada iyilesebilecegini gözönüne alarak oyuncunun Kazakistan ve Avusturya maçlarina kadariyilesmesine yeterli süre olmadigindan saglik heyetinin önerisi,teknik heyetin karariyla Gökhan Gönül’ün kamp kadrosundan çikarilmasinakarar verilmistir.

Konuyla ilgili tüm filmler ve ileri tetkikler, oyuncu ile birlikteFenerbahçe saglik ekibine gönderilmistir. Radyolojik tetkiklerinraporlari, bayram nedeniyle resmi tedarikçimiz Acibadem SaglikGrubu’nun Radyoloji departmani doktorlari tarafindan ilerleyengünlerde yazilmis ve daha sonra kamp bitiminde saglik heyetimizinistegi üzerine teslim edilmistir.

Milli oyuncunun filmleri ve tetkikleri kulübün saglik ekibine oyuncuile birlikte gönderilmis olmasina ragmen, geçen 12 günlük süre zarfindaFenerbahçe Kulübü saglik ekibinden tarafimiza bilgi alisverisi ileilgili herhangi bir talepte de bulunulmamistir.

Sonuç olarak Gökhan Gönül’ün kaburga kemigindeki sorunun bir kemikyaralanmasi oldugu asikardir. Milli takim saglik heyetince verilenbilgi ve eksiksiz olarak gönderilen ileri tetkiklerinin (Röntgen,BT ve MRI) degerlendirilmesi bu sonuca varmak için yeterlidir.

A Milli Takim saglik heyeti, tüm çalismalarinda “Önce sporcu sagligi”ilkesini benimsemekte ve hiçbir sekilde bu konuda taviz vermemektedir.Milli futbolcumuz Gökhan Gönül’ün yaralanmasi sürecinde de konutitizlikle takip edilmis ve gerekli tüm tibbi müdahaleler yapilarakkulübünün saglik ekibi ile paylasilmistir.

Kamuoyunun dikkatine sunariz.

Türkiye Futbol Federasyonu

Milli Takım’a 8 yıl ceza kapıda

admin 15 - 09 - 2011 Kommentare deaktiviert

A Milli takım teknik direktörü Guus Hiddink, Türk futboluyla ilgili ses getirecek açıklamalarda bulundu.

Hidding

Ülkesinin önemli gazetelerinden Algemeen Dagblada konuşan Hiddink, Liglerin ertelenmesi nedeniyle kulüplerin oyuncularına Kazakistan ve Avusturya maçlarından önce izin vermesine anlam vermem mümkün değil ancak Türk kulüpleri bunu profesyonelce buluyor ifadelerini kullandı.

Emre ve Arda yorgun değildi
Hürriyet gazetesinin haberine göre; Kazakistan maçı sonrasında oyuncularda gözlenen yorgunluk hakkında sorulan soru üzerine Hiddink, ”Emre ve Arda bu takımın en önemli oyuncuları ancak maçtan önce yorgun değillerdi. Sadece maçlara konsantre olacak durumları yoktu. En önemli oyuncular bile otoriteye karşı hassas durumdalar. Pierre Van Hooijdonk’u sırf bu nedenle ekibime aldım. O benden daha sert ve futbolcuları daima maçlara konsantre edebilen bir yapısı var” şeklinde cevap verdi.

Türk Milli Takımı 8 yıl ceza alabilir
Oyuncularıyla sürekli bir araya gelerek konuştuğunu söyleyen Hiddink, ”UEFA meydana gelen şike skandalı nedeniyle Türk milli takımını 8 yıl uluslar arası müsabaklardan men edebilir. Oyuncularıma bunun kendileri için çok daha fazla bir motivasyon kaynağı olması gerektiğini söyledim” diye konuştu.

Chelsea değil Ajax’tan teklif aldım
Haziran ayında Türk basınında sıkça yer almasına rağmen Chelseaden resmi bir teklif almadığını ancak Ajaxın kendisini transfer etmek istediğini itiraf eden Hiddink, ”Bir sözleşmem var ve buna sadık kalıp en az Euro 2012′ye kadar Türk milli takımıyla kalacağım” dedi.

Kariyerindeki kararlara üç şeyin rehberlik ettiğini alaycı sözlerle sürdüren Hiddink, bunları Euro, Dolar ve Ruble olarak tanımlarken, kariyerinin paradan daha önemli olduğunu da sözlerine ekledi.

Sabah.com.tr

“Türkler Viyana’yı alamadı”

admin 07 - 09 - 2011 Kommentare deaktiviert

<>Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın dün gece Avusturya’nın başkenti Viyana’da oynadığı ve 0-0 beraber kaldığı 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası grup eleme maçı Macaristan spor medyasında geniş yer aldı.
fotomac.com.tr / 07 Eylül 2011 Çarşamba 13:56 / Güncelleme: 13:57

Macaristan’daki spor medyası maçla ilgili olarak ”Türkler Viyana’yı alamadı” başlığı attı.

Macar gazete ve internet siteleri, Türkiye’nin galibiyete çok daha yakın olduğunu, ancak

Arda’nın son saniyelerde penaltıyı kaçırmasıyla karşılaşmadan berabere ayrıldığını yazdı.

Macaristan’ın tek günlük spor gazetesi olan Nemzetisport ise, ”Avusturya’nın ümitleri yok oldu, Avusturya-Türkiye 0-0” başlığı attığı haberin devamında, ”Türkiye son saniyelerde
galibiyeti Arda Turan ile kaçırdı, Arda penaltı atışını kaleciye nişanladı” diye yazdı.

Nemzetisport, Türkiye’nin maça ideal kadrosunun çok dışında başladığını, Hiddink’in Kazım’ı neden maça sokmadığının anlaşılamadığı yorumunda bulundu. Macar gazetesi bu sonuçla birlikte
Avusturya’nın gruptan çıkamayacağını, ancak Türkiye’nin Almanya ile birlikte gruptan çıkmayı büyük ölçüde garantilediğini yazdı.

“Aynaya bakalım”

17 Kasım 2011, Perşembe Milli Takım’ın kaptanı, bütün sorumluluğun Hiddink’e yüklenmesine karşı çıkarak, özeleştiri yaptı, “Türk futbolcusu olarak fizik ve [...]

Hiddink dönemi resmen bitti

Futbol Federasyonu Guus Hiddink döneminin resmen bittiğini açıkladı. Türkiye Futbol Federasyonu, A Milli Takım Teknik Direktörü Guus Hiddink’in sözleşmesinin karşılıklı [...]

Yeni hoca Abdullah Avcı

Guus Hiddink ile yolların ayrılmasından sonra Türkiye Futbol Federasyonu, yeni teknik direktörün Abdullah Avcı olduğunu açıkladı. Büyük umutlarla göreve getirilen [...]

Kadınlar uygulamadan çok memnun

Türkiye ile Hırvatistan A milli futbol takımları arasında 11 Kasım Cuma akşamı oynanacak 2012 Avrupa Şampiyonası elemeleri play-off turu maçı [...]

Aranan

IZLENEN